Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

Sevgili Siirt’liler;

Artık Ramazan ayının son haftasına girdik. Yaklaşık 17 saat süren yaz orucu uzun açlık ve susuzluk saatleri ile oldukça meşakkatli idi. Hemen hemen son günlerine geldik. Sağlıklı iken oruç tutmanın faydaları çoktur. Detoks özelliği kadar iç ve dış temizlik, nefsin terbiyesi sonucu güçlenme, huzur bulma, imanı sağlamlaştırma bunların arasında en önemlileridir. Ancak uygun beslenme yanında...

Haberin Tarihi: 10 Aralık 2014 - Okunma Sayısı:6172 defa okundu.

Artık Ramazan ayının son haftasına girdik. Yaklaşık 17 saat süren yaz orucu uzun açlık ve susuzluk saatleri ile oldukça meşakkatli idi. Hemen hemen son günlerine geldik.

Sağlıklı iken oruç tutmanın faydaları çoktur. Detoks özelliği kadar iç ve dış temizlik, nefsin terbiyesi sonucu güçlenme, huzur bulma, imanı sağlamlaştırma bunların arasında en önemlileridir. Ancak uygun beslenme yanında geceyi gündüze çevirme, iftar sonrası az ve sık yemek, sahuru da mutlaka yapmak ve sahurda da susatmayan, tok tutan yiyecekler almak gerekir.

Özellikle uzun Ramazan oruçlarında gündüzü geceye, geceyi gündüze çevirebilmek çok önemlidir. Nasıl ki normal zamanlarda gündüz 3 öğün yemek yiyorsak Ramazan’da da fazla ağır olmayan bir iftar, iftardan 2-3 saat sonra hafif yiyecekler ve yine sahur gibi geceyi üçe bölmek gerekir. Ancak bu yıl ki gibi yaz oruçlarında yaklaşık 17 saat açlık 7 saat kadar da iftar ve sahur arasında bir zaman dilimi olmaktadır.7 saati üçe bölmek demek 2-3 saat aralıklar ile beslenmek demektir ve bu süre içerisinde de gün boyunca böbreklerde biriken toksinleri atabilmek, vücudun ve hücrelerin su gereksinimini karşılayabilmek için bol sıvı da almak gerekir. Ertesi gün aşırı susuzluk yaratacak böbrekleri ve karaciğeri yoracak aşırı tuzlu, yağlı, baharatlı ağır yiyeceklerden kaçınmak kavurma, kızartma gıdaları almamak hafif bol su içeren gıdalar almak gerekir. Gündüzleri de evde olanlar için uzun uyku saatleri, serin yerler rahatlık verir.

16 yaşın altındaki gençler, 55 yaşın üstündeki kişiler ve yine 70 yaşın üstündeki daha yaşlı gruplar sağlıklı olsalar da oruç sürecinde daha da dikkat etmek zorundadırlar. Gençler metabolizmaları hızlı oldukları için daha fazla su ve kaloriye ihtiyaç duyarlar. İleri yaştakiler de metabolizmaları düşük ve dolaşımları yavaş olduğu, ek rahatsızlıklarının da çıkma ihtimali yüksek olduğu, damar elastikiyeti yaşla azaldığı için hayati tehlike yaratabilecek risklerle karşılaşabilirler. Bu nedenle riskleri en aza indirebilmek için bilinçli hareket etmek gerekir. Özellikle yoğun güneş ve sıcak altında çalışanlar, vücuttan sıvı kaybı fazla olanlar (ishal, kusma, ateş, terleme vb.) yoğun konsantrasyon gerektiren (hesap işleri, uzun yol araç kullanma vb.) işlerde çalışanlar, ağır işte bedenen çalışanlar yeterli sıvı alarak ve günlük çalışma saatlerini azaltarak günün en sıcak saatlerinde dinlenerek kendilerini koruyabilirler.

Daha önce kalp krizi, damar tıkanıklığı, felç geçirenler, diyabeti olup kan şekeri açlık 200 üzerinde olan ya da ilave şeker hastalığına bağlı komplikasyonları (böbrek, kalp, karaciğer, damar sertliği, vücutta kapanmayan yara ) olanlar. 17 cmhg üzerinde kontrolsüz yüksek tansiyonu olanlar, kan sulandırıcı ilaç almak

zorunda olanlar, böbrek hastaları ya da böbreklerinde uzun süreli susuzluk sonucu yetmezlik oluşabilecekler, süzmeyi engelleyebilecek düzeyde böbrek taşı

ya da böbrek anomalisi (at nalı, multikistik böbrek), romatizmal kap hastaları, kalp yetmezliği olanlar, ağır malign hastalıkları nedeniyle tedavi görenler, herhangi bir hastalık nedeniyle günde 3 ya da 4 öğün ilaç içmek zorunda olanlar oruç tutamazlar. Hekim kontrolü altında ve hekime danışarak karar vermeleri gerekir.

Ayrıca 17 saatlik açlık ve susuzluk hamile olan bayanların bebek gelişimleri için sakıncalıdır. Annede uzun süre açlık sonucunda biriken keton cisimleri, bebeğin beyin dokusunda gelişme geriliği ve fonksiyon bozukluğu yapabilir. Hepimiz hem bedenen hem de beyinsel olarak sağlıklı çocuk dünyaya getirmek isteriz. Her geçen gün gelişen bilim dünyası ve tıp bilimleri bebeklerin anne karnına ilk düştüğü andan itibaren doğana kadar geçen sürenin son derece önemli olduğunu bizlere göstermektedir. Beyindeki her bir hücrenin gelişmeye başladıktan itibaren bugün bilinen ve hala daha bilinmeyen pek çok fonksiyonu vardır. Bu nedenle hamilelik süreci son derece itina gösterilmesi gereken bir dönemdir. Anne kadar ve hatta anneden fazla bebek için özen gösterilmelidir. Sağlıksız, sakat, beyin özürlü bir bebek aile kadar toplum için de zordur.

Ramazan sonrasında da oruçtan çıkmış bir kişi için ağır ve aşırı yemekte sakıncalıdır, her şeyin kararında olması kadar doğal ya da organik olması da önemlidir. Zaten her zaman için aşırıdan kaçınmak gerekir, her şeyin orta kararı

iyidir. Bayramları sağlıklı ve huzurlu karşılamak gerekir.

Tutulan oruçların kabulünü, tutulamayan oruçlar için de mazeretlerin affını ve bağışlanmayı yüce Allah’tan diler, şimdiden mübarek bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım.

Yrd. Doç. Dr. Sema Pişkinsüt

İç Hastalıkları

Med-Life Hastanesi

Bir Yorum Yazın