Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

KAĞITTA İSRAF METALLERDE İSRAF VE CAMDA İSRAF (1)

Son iki yazımda israfa değindik. Ekmekteki israfın dev boyutlara ulaştığını, elektrik tüketimi konusunda da, duyarlı olmadığımızı oysa bu konuda duyarlı olduğumuz takdirde büyük ölçüde tasarruf yapabileceğimizi örneklerle anlattık.

Yazar: Ayhan Mergen - Yazının Tarihi: 22 Kasım 2015 - Okunma Sayısı:7420 defa okundu.

Bu günde israf yaptığımız halde farkında olmadığımız birkaç konuya değinmek istiyorum. Kağıt israfı yapmayanımız var mı? Bilemiyorum. Ama sanırım, pek yok gibi. Evimizde, işyerimizde, kamu kurum ve kuruluşlarında büyük ölçüde kağıt israfı yapılıyor. Yıllar önce görev yapan memurlar her kağıdı değerlendirmeye çalışır, yanlış yazdıkları kağıtları atmaz onları müsveddelik olarak kullanmayı tercih ederlerdi. Daha tasarruflu olduğu içinde çoğu zaman samanlı kağıt dediğimiz ikinci kalite kağıdı kullanırlardı.

Hatta o dönemin memurları bırakın kağıdı atmayı, gelen zarfları bile değerlendirirlerdi. O yıllarda kamuda genellikte sarı zarf kullanılırdı ve bu zarfların ön ve arka yüzleri aynıydı. Bu gün saygıyla andığımız o memurlarımız, kurumlarına gelen zarfları özenle açar, adres yazılı olan kısmı içe gelecek şekilde tekrar yapıştırarak kullanırlardı. Şimdi lüks zarfları, daha önce fotokopi kağıdı olarak adlandırdığımız birinci hamur kağıtları har vurup harman savurma deyimini aratmayacak bir şekilde tüketiyoruz.

Birde o lüks merakımız var ya. O da israfın bir başka türlüsüdür. Ona da değinmeden geçmek olmayacak gibi. Birçok kamu kurum ve  kuruluşumuz maalesef mazruftan çok zarfa önem vererek, düzenledikleri en küçük bir etkinlik için bile lüks davetiyeler ve hatta bu davetiyeler için lüks zarflar bastırmayı tercih ediyorlar. Oysa namazda gözü olanın ezanda kulağı olacağı gibi o etkinliğe gitmek isteyenler davetiyenin kalitesine bakmazlar, içeriğine bakarlar.

Kullanılamaz hale kağıtları bile değerlendirme yoluna gitmeliyiz. Eğer o anda işimize yaşamayacak hale gelmişse bile atmayalım. Onları hurdacıya ulaştırmaya çalışalım. Bizler hurdacıya götürecek konumda değilsek bile kapıcılarımız veya başka birileri tarafından tekrar kullanılmak üzere hurdacıya gitmesini sağlayalım. Özellikle okunan gazete ve dergilerli her geçen gün  günlük hayatımıza daha fazla  girmeye başlayan el ilanları ve broşürlerin değerlendirilmesi burada büyük önem taşıyor. Bunları değerlendirerek hem ülkemiz ekonomisinin güçlenmesini ve hem de o insan birkaç kuruş para elde etmesini sağlayalım. Ama daha önemlisi de, ülkemizin ormanlarını kurtarmış olalım. Unutmayalım ki kağıtlar ağaçlardan üretiliyor ve değerlendirilmesini sağladığımız her bir tomar kağıt, en azından bir ağaç dalının kurtarılması anlamına geliyor. Ülkemizin orman zenginliği açısından, son yıllarda içine düştüğü  acı durumu burada göz ardı etmemek gerekiyor.

Kullanım esnasında değil de,  değerlendirilmesinde çok büyük israflar yaptığımız üç madde daha var. Bunlar metal içecek kutuları, plastikler ve camlardır. Bunları da yarın ki yazımızda ele almaya çalışacağız.

 

 

KAĞITTA İSRAF METALLERDE İSRAF VE CAMDA İSRAF (2)

İsraf konusunu ele almaya devam ediyoruz. Ekmek, elektrik ve kağıt israfına daha önceki yazılarımızda değindik. Bir de kullanım esnasında değil de değerlendirilmesinde büyük hovardalık yaptığımız iki maddeyi ele alalım.

Sıvı içecekler artık günlük yaşantımızın olmazsa olmazları arasına girmiş durumda. Bunlardan metal ambalajlı olarak nitelendirebileceğimiz kutu içeceklerin tüketimi her geçen gün artıyor. Alimünyüm ağırlıklı bu metal kutuların umulanın çok üstünde tüketildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Yıllar önce  dönemin valisi Nuri Okutan, İstanbulda görüştüğü bir hemşerimiz bunların toplanması halinde satın alacağını belirtmişti. Yaklaşık 12 yıl önce bunların tanesini 4 kuruşa satın alacağını söylemişti. O dönemde Valilik bünyesinde faaliyet gösteren Çevre Koruma Vakfına gelir sağlayabilmek için bu konuya odaklanmış ve fizibilite araştırması yapmıştık. O yılların Siirtinde tüketilen kutu içecek miktarı yıllık 3 milyonu aşıyordu. O günden bu yana nüfus ve gelir düzeylindeki artışı göz önünde bulundurduğumuzda bu yıllarda rahatlıkla yıllık 5-6 milyon kutu içeceğin tüketildiğini söyleyebiliriz.

Bunlar bildiğim kadarıyla son yıllarda hurdacılar tarafından satın alınmaya başladı. Bu iyi bir gelişme. Çünkü hem onları toplayan yoksul vatandaşlarımızın aile bütçesine katkı sağlanmış olmuyor. Hem de ülkemiz ekonomisi kazanıyor. Ama burada da daha önemli olan bir nokta çevre kirliliği önlenmiş oluyor. Bunların doğada uzun yıllar varlıklarını koruduklarını ve çevre kirliliğine yol açtıklarını hepimiz biliyoruz.

Camlarında durumu benzer bir konumda. Kimse boşu boşuna cam kap kaçağını, pencere camını kırmıyor. Ancak kırılanların hepsi çöpe atılıyor. Oysa büyük şehirlerde, bunlar kentin belirli yerlerinde konulan kutulara atılarak değerlendirilmesi sağlanıyor. İlimiz bunları değerlendirecek merkezlere uzak olduğu için ekonomik yönden kurtarmadığından hurdacılar tarafından da satın alınmıyor.

Plastiklerin durumu ise  özellikle çevre açısından büyük bir fecaat. Bir kere kullanıp attığımız her poşet yüz yıllarca doğada varlığını koruyor. O nedenle mümkün olduğu kadar plastik araç ve gereçleri kullanmaktan uzak duralım. Kullanmak zorunda kaldığımız zamanda da bunları mümkün olduğu kadar uzun süre kullanmaya çaba harcayalım. Kullanılamayacak plastikleri de bir kenara toplayıp hurdacılara satılmak üzere uygun kişilere teslim edelim.

Burada belediyeden bir beklentimiz ekonomik olup olmasına bakmaksızın kentin belirli yerlerine cam, metal, kağıt ve plastik atıkların atılabileceği kutular yerleştirip, bunların  geri dönüşüm açısından değerlendirmesini sağlamasıdır.Ekonomik olmasa bile daha temiz bir çevreye kavuşmuş oluruz.

İsrafın az, çevrenin temiz olduğu bir Siirte kavuşmak dileğiyle

 

Gazeteci Yazar

Ayhan Mergen

Anahtar Kelime:

Bu yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  • hamit
    7 Ağustos 2016 17:28 Kullanıcı Profili

    Sayın Ayhan Mergen kardeş siirteki ormanlar 4 gündür yanıyor yangını söndürmek için yetkili kişilere haber verdiğimiz halde kimse ilgilenmiyor köylüler olarak 4 gündür söndürmek için elimizden geleni yaptığımız halde söndürmesine göçümüz yetmiyor sizden isteğimiz yetkili kişileri harekete geçirmeniz ormanın içindeki binlerce canlı sizden haber bekliyor

Bir Yorum Yazın