Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

Gerçek Acı Bilmek Mi Yoksa Susmak Mı ?

Nasılda sersemleştiriyor acılar bizleri bir yanda yakınımızdakilerinin   canının yandığını  diğer yandan  acılarla olgunlaşmayı  dokuyoruz hayatımızın ilmiklerine  …. Yanan bizim canımız olmadığı sürece   başkalarının acılarını   bir surat büzüştürmeyle   geçiştiriyoruz   ve devam ediyoruz hayatla olan  mutluluk oyunumuza  hiç başımıza  gelmeyecek gibi yaşıyoruz. Oysa  hayatla oynanan oyunda sıra bize geldiğinde   avazımızın  çıktığı...

Yazar: Gülistan Narin - Yazının Tarihi: 10 Aralık 2014

Nasılda sersemleştiriyor acılar bizleri bir yanda yakınımızdakilerinin   canının yandığını  diğer yandan  acılarla olgunlaşmayı  dokuyoruz hayatımızın ilmiklerine  …. Yanan bizim canımız olmadığı sürece   başkalarının acılarını   bir surat büzüştürmeyle   geçiştiriyoruz   ve devam ediyoruz hayatla olan  mutluluk oyunumuza  hiç başımıza  gelmeyecek gibi yaşıyoruz. Oysa  hayatla oynanan oyunda sıra bize geldiğinde   avazımızın  çıktığı kadar  bağırıyoruz hayata, etrafımızdaki herkesi ve her şeyi     sorgulamaya başlıyoruz. ben mutsuzken herkes neden mutlu? diye düşünüyoruz. oysa ki başkasına göstermediğimiz merhametin bize yapılmasını bekliyoruz. Neden peki biz aynı durumu yaşarken  hayatla olan oynumuza devam ettik   şimdi merhamet beklemekte neyin nesi ? yaraları kanarken sardık mı  kanayan yaralarını  feryat figan edilirken açtık mı kulaklarımızı  çocuklarımız gözyaşında boğulurken  sildik mi gözyaşlarını yada insanlar bu kadar  kolay öldürülürken kaçının acısını  yüreğimizde hissettik ve dur dedik ve bir gün aynı şey bizim başımıza geldiğinde merhameti kimlerden  dileyeceğiz? Hani biz görmüyorduk, duymuyorduk ve bilmiyorduk. Ne oldu da  sesimiz çıkmaya başladı yanan bizim canımız olunca nasılda açılıveriyor kulaklarımız, perişan halimizi nasılda görüveriyoruz ve nasılda biliyoruz canımızın  yandığını. Demek ki  bir şeyleri   biliyoruz  fakat işimize geldiği gibi davranıyoruz. Acıları hissetmek için sıranın bizlere gelmesini beklemek yıkık bir duvarın yanında durup üstümüze  çökmesini  beklemekten  farksız .EY! Yaşadığını sanan    insan aç  görmeyen gözlerini  duy söylenenleri işitmeyen kulaklarınla ve tutmayan ellerinle dur de hayatın kirli oyununa. Yüreğine kor düşmeden  hisset başkalarının acısını, feryadını duy, gör çaresizliğini yaşayan ölülerin ve duy ölümlerin sessiz çığlıklarını. Dur de hayatın kirli oyununa,  ey! hala kendisine insan diyen yaratık…

Bir Yorum Yazın