Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

BAĞLAR KORUNMALI

Yakın bir zamana kadar ilimizin dört bir etrafını çevreleyen bağlar gün geçtikçe kayboluyor. Kentin büyümesi ile birlikte 20-30 yıl öncesine kadar varlıklarını koruyan bir çok alanda artık, bu gün betondan kaleleri andıran büyük bloklar yer alıyor.

Yazar: Misbah Yılmaz - Yazının Tarihi: 14 Kasım 2015 - Okunma Sayısı:6186 defa okundu.

Bağların alan olarak azalmasının yanı sıra korunmaları da önemli bir sorun oluşturuyor. Artık yalnız üzüm değil, büyük ölçüde fıstıklıklara dönüşen bu bağlarda elde edilen ürünlerin çalınması her yıl sahiplerinin en büyük korkulu rüyasıdır. Bu korku yüzünden daha ürün tam olgunlaşmadan  hasadına başlanıyor.

Bir örnek vermek gerekirse 40-50 yıl önce fıstığın toplanması için ilk yağmurun yağması bekleniyordu. Çünkü yağan yağmur ile birlikte hava biraz serinleyecek ardından tekrar yükselişe geçmesi sonucu oluşan sıcaklık farkı fıstığın sert kabuğunun daha rahatlıkla çatlamasına neden olurdu. Yine o dönemlerde gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkı da oldukça artmış oluyordu. Bu da çatlamanın hızlanmasına neden oluyordu. Bilindiği üzere ilimizde ilk yağmur genelde eylül ayının ikinci haftasında yağmaya başlıyor. O döneme kadar ağaçta kalan fıstıkta tam olgunlaşıyordu. Sert kabuğunun çatlamasının yanı sıra bu olgunlaşma kalite ve kilo olarak  üreticiye olumlu olarak yansıyordu.

Günümüze gelince fıstıklar çalınma korkusundan dolayı daha tam olgunlaşmadan toplanmaya başlıyor. Bu il merkezi için neredeyse ağustos ayının ikinci yarısının başlarına denk geliyor. Bu dönemlerde toplanan fıstıkların olgunlaşmadığını ve fıstığın daha fazla bir değerle satılmasına neden olan çıtlama oranının da daha az olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama üretici fıstığın tümünü kaybetmektense, daha az kaliteli ve daha az kilodaki ürüne razı oluyor. Dolayısıyla ürününden yeteri kadar gelir elde edemiyor.

Üretimi çok olan bazı çiftçiler özel bekçi tutma yoluna ve ürününün tam olgunlaşmasını bekleme yolunu tercih ediyor. Ancak bunu herkes yapamıyor. Zaten bir çok bağ mıntıkasında bağların korunması işlemi Çiftçi Mallarını Koruma Birliği Başkanlığı tarafından tutulan bekçiler aracılığıyla sağlanmaktadır. Fakat burada da önemli bir sorun ortaya çıkıyor. Bu birlikler destek olmadan tek başlarına varlıklarını idame ettirebilecek ne maddi güce ve nede kurumsal bir yapıya sahip değiller. Bu nedenle üreticimizin ürününden tam anlamıyla yararlanmasını emeğinin alın terinin karşılığını almasını istiyorsak, bu birlikleri desteklememiz gerekiyor.

Bizler birer bağ sahibi olarak aidatlarımızı zamanında ödeyerek, birliğe destek olalım. Kamu kurumları da maddi ve bürokratik işlemlerde  gereken desteği vermelidirler.

Anahtar Kelime:

Bu yazıya 2 Yorum Yapıldı.

  • AYHAN
    5 Aralık 2015 17:32 Kullanıcı Profili

    BEN AZERBAYCAN’DAN YAZIRAM.
    EGER SENİN ÜSTÜNDE GAZATACİ VARSA BEN BİŞİ BİLMİREM.
    HALAL A. SAĞOLSUN

  • Cano Döşemeci
    6 Aralık 2015 01:10 Kullanıcı Profili

    Mizbah Bey bu yazınız da her zaman ki gibi takdire şayan!!!!.
    Sizi tebrik ediyor ve sizi ulusal medyada görmeyi temenni ediyorum.

Bir Yorum Yazın